Tazminat Hukuku, hukuka aykırı bir fiil, sözleşmeye aykırılık veya kanundan doğan sorumluluk nedeniyle meydana gelen zararların giderilmesini düzenleyen özel hukuk alanlarından biridir. Temel amacı, zarar gören kişinin uğradığı kaybın mümkün olduğu ölçüde telafi edilmesini sağlamak ve zarar ile sorumluluk arasındaki hukuki dengeyi kurmaktır.
Günlük yaşamda ve ticari ilişkilerde birçok olay maddi veya manevi zarara neden olabilmektedir. Trafik kazaları, iş kazaları, haksız fiiller, sözleşmenin ihlali, hekim uygulamalarından doğan zararlar, kişilik haklarının ihlali, komşuluk hukukundan kaynaklanan zararlar ve idarenin sorumluluğunu doğuran işlemler uygulamada en sık karşılaşılan tazminat uyuşmazlıkları arasında yer almaktadır. Her uyuşmazlık, meydana gelen olayın özellikleri, tarafların hukuki durumu ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
Maddi tazminat, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmenin giderilmesini amaçlamaktadır. Maddi zarar; fiili zarar, kazanç kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gibi farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
Tazminat miktarı belirlenirken zararın kapsamı, illiyet bağı, kusur oranı ve somut olayın özellikleri dikkate alınmaktadır.
Manevi tazminat, kişinin kişilik haklarına yönelen hukuka aykırı bir saldırı nedeniyle yaşadığı elem, üzüntü ve manevi zararların kısmen de olsa giderilmesini amaçlayan hukuki bir koruma yoludur.
Ölüm, ağır bedensel zarar, kişilik haklarının ihlali, hakaret, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve benzeri durumlarda, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde manevi tazminat talebinde bulunulabilmektedir.
Manevi tazminatın amacı zenginleşme sağlamak değil, meydana gelen manevi zararın etkilerini gidermeye yönelik hukuki bir denge oluşturmaktır.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca, hukuka aykırı ve kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kişi, meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür.
Haksız fiilden doğan sorumluluğun ortaya çıkabilmesi için genel olarak;
Taraflardan birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi veya hiç yerine getirmemesi nedeniyle diğer taraf zarara uğrayabilmektedir.
Bu durumda sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan maddi zararların giderilmesi, şartları oluşmuşsa cezai şart hükümlerinin uygulanması ve diğer hukuki talepler gündeme gelebilmektedir.
Trafik kazaları sonucunda meydana gelen bedensel zararlar ve malvarlığı kayıpları, uygulamada önemli bir tazminat uyuşmazlığı alanını oluşturmaktadır.
Bu kapsamda;
somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.
İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle meydana gelen zararlar, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku ile birlikte tazminat hukukunun da önemli uygulama alanlarından biridir.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle ortaya çıkan zararlar bakımından maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilmektedir. Ayrıca olayın özelliklerine göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen süreçler de hukuki değerlendirmeye konu olabilmektedir.
Kişinin şeref ve itibarına yönelik saldırılar, özel hayatın gizliliğinin ihlali, hukuka aykırı yayınlar, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi ve benzeri kişilik hakkı ihlalleri nedeniyle şartların oluşması hâlinde maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilmektedir.
Özellikle internet ortamında gerçekleştirilen paylaşımlar ve dijital platformlar üzerinden meydana gelen hak ihlalleri, günümüzde uygulamada giderek daha fazla karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında yer almaktadır.
Tazminat talepleri bakımından uygulanacak zamanaşımı süreleri, zararın niteliğine ve hukuki sorumluluğun dayanağına göre farklılık göstermektedir. Hak kaybı yaşanmaması açısından taleplerin kanunda öngörülen süreler içerisinde ileri sürülmesi ve uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.
Tazminat davalarında mahkemeler; kusur durumunu, zarar miktarını, illiyet bağını ve tarafların hukuki sorumluluğunu dosya kapsamındaki deliller, bilirkişi raporları ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendirmektedir.
Büromuz tarafından tazminat hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; haksız fiil, sözleşmeye aykırılık, trafik kazaları, iş kazaları, kişilik haklarının ihlali ve diğer hukuki sorumluluk hâllerinden doğan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır. Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri dikkate alınarak yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı uygulamaları doğrultusunda değerlendirilmektedir.
Başvurunuzun temel konusunu ve görüşme için uygun olduğunuz zaman aralığını iletebilirsiniz. İnternet sitesi üzerinden iletişim kurulması tek başına avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz.
Randevu ve bilgi için iletişime geçin