Mansuroğlu Mah. 286/1 Sok. No:16 Ata Plaza Kat:1 D:1 35535 Bayraklı / İzmir

İdare Hukuku

İdare Hukuku, kamu kurum ve kuruluşlarının işlem ve eylemlerinden doğan hukuki ilişkileri düzenleyen kamu hukuku dallarından biridir. İdarenin hukuka uygun hareket etmesi, kamu gücünü kullanırken temel hak ve özgürlüklere saygı göstermesi hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarındandır.

Kamu kurumları tarafından tesis edilen idari işlemler veya gerçekleştirilen idari eylemler, bireylerin hak ve menfaatlerini doğrudan etkileyebilmektedir. Bu tür işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılacak davalar ve yapılacak idari başvurular, idare hukuku kapsamında değerlendirilmektedir.

İdari İşlem ve İdari Eylem

İdarenin tek taraflı iradesiyle tesis ettiği ruhsat, izin, disiplin cezası, atama, görevden alma, idari para cezası veya benzeri kararlar idari işlem niteliği taşımaktadır.

Bunun yanında, idarenin faaliyetleri sırasında meydana gelen fiili davranışlar nedeniyle kişilerin uğradığı zararlar ise idari eylem kapsamında değerlendirilebilmektedir. İdari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuki yol, işlemin veya eylemin niteliğine göre belirlenmektedir.

İptal Davaları

İptal davaları, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen idari işlemlerin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasını amaçlayan dava türüdür.İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olması hâlinde, kanunda öngörülen süreler içerisinde iptal davası açılması mümkündür.İptal davalarında dava açma süreleri hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşımaktadır.

Tam Yargı Davaları

İdarenin işlem veya eylemleri nedeniyle kişilerin maddi ya da manevi zarara uğraması hâlinde, şartların oluşması durumunda tam yargı davası açılabilmektedir.

Bu davalarda, meydana gelen zararın idarenin hukuki sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi ve gerekli hâllerde tazminine karar verilmesi talep edilmektedir.

İdari Başvuru Süreçleri

Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce ilgili idareye başvurulması veya kanunda öngörülen idari başvuru yollarının tüketilmesi gerekebilmektedir.

Başvuruların usulüne uygun şekilde yapılması ve kanuni sürelerin gözetilmesi, idari yargılama sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi açısından önem arz etmektedir.

İdari Para Cezaları

Çeşitli kamu kurumları tarafından uygulanan idari para cezaları, kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde idari yargı mercileri tarafından denetlenebilmektedir.

Her idari para cezası bakımından uygulanacak başvuru yolu ve dava süresi farklılık gösterebildiğinden, somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kamu Personelinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

Kamu görevlilerinin atanması, görev yeri değişikliği, disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırma, görevden çıkarma, özlük hakları ve benzeri idari işlemler idare hukukunun önemli uygulama alanları arasında yer almaktadırBu işlemlerin hukuka uygunluğu, yürürlükteki mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda değerlendirilmektedir.

Kamulaştırma ve İdarenin Sorumluluğu

İdarenin kamu yararı amacıyla gerçekleştirdiği kamulaştırma işlemleri ile kamulaştırmasız el atma iddialarından doğan uyuşmazlıklar da idare hukukunun uygulama alanları arasında bulunmaktadır.Bunun yanında, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle idarenin hukuki sorumluluğu da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilmektedir.

İdari Yargılama Süreci

İdare hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, genel olarak idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve Danıştayın görev alanına giren yargısal süreçlerde çözümlenmektedir.Dava açma süreleri, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi ile usule ilişkin kurallar, hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşımaktadır.

Hukuki Destek

Büromuz tarafından idare hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; idari işlemlerin hukuki değerlendirilmesi, iptal davaları, tam yargı davaları, idari para cezaları, kamu personeline ilişkin uyuşmazlıklar, kamulaştırma işlemleri ve diğer idari yargı süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır. Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri dikkate alınarak yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı uygulamaları doğrultusunda değerlendirilmektedir.